İçeriğe geç
Pazartesi–Cumartesi 09:00–21:00 · Pazar kapalı İstiklal Mah. Şadırvan Sok. No 5/A · Ümraniye
0216 329 29 29

Tedavi

Acil Diş Hekimliği

Diş acilleri haber vermeden gelir ve ilk yarım saat içinde yapılanlar çoğu zaman gidişatı belirgin biçimde etkiler. Bu sayfada şiddetli diş ağrısından yerinden çıkan dişe, apseden düşen dolgu ve krona kadar sık karşılaşılan durumlarda evde ne yapılabileceğini, neyin kesinlikle yapılmaması gerektiğini ve hangi bulgularda doğrudan hastane acil servisine başvurulması gerektiğini bulacaksınız.

Aynı gün 1 seans Ümraniye

Hangi durumlar acil sayılır?

Ağızdaki her şikâyet acil değildir; aciliyeti belirleyen şey, beklemenin tabloyu geri dönülmez biçimde kötüleştirip kötüleştirmediğidir. Şiddeti giderek artan ağrı, yayılma eğilimindeki iltihap ve dokuların canlılığının her dakika azaldığı travmalar bu nedenle bekletilmez. Buna karşılık soğukla gelip geçen kısa hassasiyet, dolgu kenarındaki küçük bir kırık ya da diş taşı şikâyeti çoğunlukla planlı bir randevuda ele alınabilir; rahatsız edicidirler ama birkaç saat içinde tabloyu değiştirmezler. Emin olamadığınız noktada tek başınıza karar vermek zorunda değilsiniz: durumu telefonda birkaç cümleyle anlatmanız, aciliyetin belirlenmesi için çoğu zaman yeterli olur. Aşağıdaki bulgulardan biri varsa vakit kaybetmeden ulaşmanız beklenir.

  • Uykudan uyandıran, dinlenmekle geçmeyen zonklayıcı ağrı
  • Yüzde, göz altında veya boyunda yayılan şişlik
  • Darbe sonrası yerinden çıkan, oynayan ya da kırılan diş
  • Baskı uygulamaya rağmen durmayan kanama
  • Ateşle birlikte seyreden diş ağrısı
  • Ağzı açmakta ya da yutkunmakta zorlanma

Diş ağrısı ve kanamada ilk yardım

Ağrı başladığında amaç, hekime ulaşana kadar tabloyu kötüleştirmemektir. Yanağın dışına, ince bir beze sarılı soğuk kompres on beş dakikayı aşmayan aralıklarla uygulanabilir. Şişliğin üzerine sıcak uygulamak ise iltihabın yayılmasını kolaylaştırabileceği için tercih edilmez. Ağrıyan taraftan çiğnememek, çok sıcak ve çok soğuk içeceklerden uzak durmak, uzanırken başı gövdeden biraz yüksekte tutmak çoğu kişide rahatlama sağlar. Ilık tuzlu suyla yavaşça çalkalamak ağızda kalan artıkları uzaklaştırır ve bölgeyi temiz tutmaya yardımcı olur; sert ve hızlı çalkalamak ise yeni oluşan pıhtıyı bozabileceği için önerilmez.

Ağrı kesici seçimi kişisel sağlık durumunuza ve kullandığınız diğer ilaçlara bağlıdır; sizin için uygun olanı hekiminiz ya da eczacınız değerlendirir. Sık yapılan bir hata, ağrı kesici tableti doğrudan dişin veya diş etinin üzerine koymaktır; bu, yumuşak dokuda kimyasal yanığa yol açabilir. Kendi kararınızla antibiyotiğe başlamak da doğru değildir: ilaç şikâyeti bir süre maskeleyerek muayeneyi zorlaştırabilir ve asıl kaynağın fark edilmesini geciktirebilir. Ağrının kesilmesi, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Diş çekimi ya da cerrahi bir işlem sonrasında sızıntı biçiminde kanama ilk saatlerde beklenen bir durumdur. Katlanmış temiz bir gazlı bezi bölgeye yerleştirip yaklaşık yarım saat kesintisiz ısırmak çoğu zaman kanamayı durdurur. Sık sık bakmak, tükürmek, pipetle içecek içmek ve sigara kullanmak pıhtıyı yerinden oynatarak kanamayı yeniden başlatabilir. Baskıya rağmen kanama azalmıyor ya da ağzınız hızla kanla doluyorsa beklemeden kliniği arayın; kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız bunu ilk anda belirtmeniz önemlidir.

Yerinden çıkan diş: ilk dakikalar

Bir darbeyle dişin tamamen yuvasından çıkması, diş hekimliğinin en zamana duyarlı durumlarından biridir. Kök yüzeyini saran ince bağ dokusu hücreleri kurudukça dişin yerine tutunma şansı azalır; bu nedenle ilk yarım saat en değerli zaman dilimi kabul edilir, dişin kuru kaldığı sürenin bir saati aşması ise iyileşme ihtimalini belirgin biçimde düşürür. Dişi yalnızca görünen beyaz kısmından tutun; köküne dokunmayın, ovalamayın, fırçalamayın, herhangi bir dezenfektana batırmayın. Üzerinde toprak varsa on saniye kadar serum fizyolojik, süt ya da temiz suyla nazikçe durulamak yeterlidir; ovarak temizlemek kökteki canlı hücrelere zarar verir.

Çıkan diş kalıcı bir dişse ve kırılmamışsa, mümkün olan en kısa sürede doğru yönde kendi yuvasına yerleştirilip temiz bir gazlı bez ısırılarak sabit tutulması hedeflenir. Yerine koyamıyorsanız veya kişi bunu yapabilecek durumda değilse dişi kuru bırakmayın: en uygun taşıma ortamı süt ya da serum fizyolojiktir, ikisi de yoksa kişinin kendi tükürüğü kullanılabilir. Musluk suyunda bekletmek kök yüzeyine zarar verir; küçük çocuklarda ise yutma riski nedeniyle diş ağız içinde taşınmaz. Süt dişleri, altındaki kalıcı diş tomurcuğunu etkileyebileceği için yerine yerleştirilmez; bu durumda kanama kontrol altına alınıp doğrudan hekime başvurulur.

Kırık ve sallanan dişler

Kırılan dişte tabloyu belirleyen şey, kırığın derinliğidir. Yalnızca mine tabakasında kalan küçük kopmalar genellikle ağrısızdır ve planlı biçimde ele alınabilir. Kırık yüzeyde sarımsı doku görünüyor, diş havayla ve soğukla keskin biçimde sızlıyorsa ya da ortada kırmızı bir nokta halinde sinir dokusu açığa çıkmışsa vakit kaybedilmemelidir; açıkta kalan sinir dokusu kısa sürede iltihaplanabilir. Kopan parçayı bulursanız atmayın ve kuru bırakmayın; süt ya da serum fizyolojik içinde kliniğe getirin, değerlendirme sonrasında yeniden kullanılabildiği durumlar vardır.

Diş yerinde durmakla birlikte sallanıyor, yer değiştirmiş ya da ısırışta yüksek geliyorsa da hekim değerlendirmesi gerekir; dişi elle zorlayarak yerine itmeye çalışmak doğru değildir. Bu dişler çoğunlukla komşu dişlerden destek alan geçici bir sabitleyiciyle iyileşmeye bırakılır ve belirli aralıklarla kontrol edilir. Travma geçirmiş dişlerde renk değişimi veya ağrı haftalar, bazen aylar sonra ortaya çıkabildiği için ilk günkü şikâyet geçmiş olsa bile kontrol randevularının aksatılmaması önemlidir. Dudak, dil ve yanak yaralanmaları ile çene ekleminin durumu da aynı ziyarette birlikte değerlendirilir.

Apse belirtileri ve riskleri

Apse, diş kökünün ucunda ya da diş eti cebinde biriken iltihabın yol açtığı bir tablodur. Genellikle sürekli ve zonklayıcı ağrı, o dişe dokunulduğunda veya ısırıldığında belirgin hassasiyet, diş etinde sivilceyi andıran bir kabarcık, ağızda kötü tat ve koku, yanakta şişlik ile kendini gösterir. Bazen kabarcık kendiliğinden boşalır; ağrı hafifler ve kişi iyileştiğini düşünür. Oysa boşalan yalnızca birikmiş iltihaptır; kaynağı yerinde durmaya devam eder ve tablo bir süre sonra yeniden alevlenebilir.

Apsede iltihabın boşaltılması ve altta yatan kaynağın ele alınması gerekir. Bu kaynak çoğunlukla kanal tedavisi gerektiren bir diş ya da diş etindeki derin bir ceptir. Nasıl ilerleneceği, muayene ve gerekli görülen röntgen sonrasında hekiminiz tarafından planlanır. Şişliğin göz çevresine, çene altına veya boyuna doğru yayılması, yüksek ateş, titreme, yutkunma ve nefes almada zorluk ise beklenmemesi gereken bulgulardır; bu tabloda diş hekimi randevusu değil, doğrudan en yakın hastanenin acil servisi gerekir.

Dolgu, kron veya köprü düşerse

Dolgunun ya da kronun düşmesi çoğu zaman ağrısızdır, bu yüzden ertelenmeye çok müsaittir. Oysa açıkta kalan diş dokusu hem hassaslaşır hem de kısa sürede çürüyebilir; komşu ve karşıt dişler kaymaya başladığında aynı restorasyon artık yerine oturmayabilir. Düşen kronu veya köprüyü atmayın; temiz bir kutuda saklayıp randevuya getirin. Evde yapılabilecekler sınırlıdır: bölgeyi yumuşak bir fırçayla nazikçe temiz tutmak, o taraftan sert ve yapışkan gıdalarla çiğnememek, keskin bir kenar dili ya da yanağı tahriş ediyorsa bunu randevu alırken belirtmek.

Kronu ev tipi yapıştırıcılarla, özellikle hızlı yapıştırıcılarla yerine oturtmaya çalışmak zararlıdır; bu ürünler dokuya toksik olabilir ve dişin kurtarılabilir kısmını da riske atar. Eczanelerden temin edilebilen geçici dolgu materyalleri yalnızca kısa süreli bir ara çözümdür, kalıcı tedavinin yerini tutmaz. Batan bir ortodontik tel ucunu ortodonti mumuyla geçici olarak kapatmak, çıkan geçici köprüyü zorlamamak, gevşemiş bir apareyi takmakta ısrar etmemek de aynı mantığın parçasıdır: bölgeyi randevuya kadar olduğu gibi korumak.

Ne zaman hastane acili?

Diş kaynaklı bazı sorunlar diş hekimliğinin değil, doğrudan acil tıbbın konusudur. Ayırt edici ölçüt genellikle iki başlıkta toplanır: enfeksiyonun hava yolunu ya da göz çevresini tehdit edecek biçimde yayılması ve travmanın dişin ötesine, çene kemiğine veya genel duruma uzanması. Aşağıdaki bulgularda randevu beklemeyin; 112'yi arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine gidin. Bunların dışındaki durumlarda çalışma saatleri içinde 0216 329 29 29'u arayabilir, WhatsApp hattından da (0555 680 29 29) durumu kısaca aktarabilirsiniz. Kliniğimiz İstiklal Mah. Şadırvan Sok. No 5/A, Ümraniye adresinde hizmet vermektedir.

  • Nefes almakta veya yutkunmakta zorlanma
  • Dil altında ya da boyunda hızla büyüyen şişlik
  • Yüksek ateş, titreme ve genel durum bozukluğu
  • Ağzın kilitlenmesi, normal genişlikte açılamaması
  • Baskıya rağmen durmayan kanama
  • Çene kırığı şüphesi, bilinç kaybı, kusma, çift görme

Kliniğe geldiğinizde ne olur?

Acil başvurularda ilk hedef, ağrının ve iltihabın kontrol altına alınmasıdır. Şikâyetin nasıl başladığının dinlenmesi, muayene ve gerekli görülürse röntgenin ardından hekiminiz o gün yapılacak işlemi sizinle konuşarak planlar. Bu genellikle iltihabın boşaltılması, kanal tedavisinin başlatılması, kırık dişin geçici olarak kapatılması, sallanan dişin sabitlenmesi ya da korunamayacak durumdaki dişin çekilmesi biçiminde olur. Kalıcı çözüm, yani kanalın tamamlanması, kron, protez veya eksik dişin yerine konması çoğunlukla sonraki randevulara bırakılır. Hangi yolun uygun olduğu kişiden kişiye değişir; bunu ancak muayene sonrasında hekiminiz söyleyebilir.

Bizim Diş bünyesinde implant ve cerrahi, ortodonti, çocuk diş hekimliği, endodonti, periodontoloji, protez, estetik diş hekimliği, diş beyazlatma ve acil diş hekimliği olmak üzere dokuz alan tek çatı altında yürütülür; acil müdahaleden sonra gereken ileri tedavi ilgili hekime yönlendirilerek sürdürülür. Gelirken kullandığınız ilaçların listesi, bilinen alerjileriniz, süregelen rahatsızlıklarınız (kalp, tansiyon, şeker, kan sulandırıcı kullanımı, gebelik) ve varsa eski filmlerinizle raporlarınız değerlendirmeyi kolaylaştırır. Çocuk hastalarda darbenin kaç saat önce olduğu ve varsa kopan parçanın getirilmesi ayrıca önemlidir.

Acil durumları azaltmak için

Diş acillerinin bir kısmı ani travmadır ve tamamen önlenemez; ancak önemli bir bölümü zamanında fark edilmemiş çürük, çatlak ya da diş eti sorununun büyümesiyle ortaya çıkar. Düzenli kontroller, sessiz ilerleyen bu sorunların erken yakalanmasını amaçlar. Temas sporu yapan çocuk ve erişkinlerde kişiye özel hazırlanan koruyucu ağızlıklar, diş yaralanması riskini azaltmak için önerilir. Buz, sert kabuklu kuruyemiş ve kalem kapağı kemirmek çatlaklara; şişe açmak, iplik koparmak gibi alışkanlıklar kırıklara zemin hazırlar. Gece diş sıkma şikâyetiniz varsa hekiminiz koruyucu plak seçeneğini değerlendirebilir. Ağrı ortaya çıkmadan yapılan kontrol, genellikle daha basit bir tedaviyle sonuçlanır.

Sık sorulan sorular

Diş ağrım kendiliğinden geçti, yine de muayene olmalı mıyım?
Evet. Ağrının kesilmesi her zaman iyi haber değildir; diş içindeki sinir dokusu canlılığını yitirdiğinde ağrı durabilir, ancak iltihap sessizce ilerlemeye devam edebilir. Benzer biçimde apse kabarcığının kendiliğinden boşalması da yalnızca geçici bir rahatlama sağlar. Şikâyet geçmiş olsa bile durumun hekiminizce değerlendirilmesi önerilir.
Yerinden çıkan dişi su dolu bir bardakta getirebilir miyim?
Kısa bir durulama dışında suda bekletmek uygun değildir; su, kök yüzeyindeki canlı hücrelere zarar verir. En uygun taşıma ortamı süttür; serum fizyolojik varsa o da kullanılabilir, hiçbiri yoksa kişinin kendi tükürüğü tercih edilir. Küçük çocuklarda yutma riski nedeniyle diş ağız içinde taşınmaz; kapaklı temiz bir kap kullanmak daha güvenlidir.
Antibiyotiğe başlasam apse geçer mi?
Antibiyotik tek başına apsenin kaynağını ortadan kaldırmaz. İltihabın boşaltılması ve altta yatan sorunun, çoğunlukla kanal tedavisi gereken bir dişin ya da derin bir diş eti cebinin ele alınması gerekir. İlaç kullanımına gerek olup olmadığını ve hangi ilacın uygun olduğunu hekiminiz muayene sonrasında değerlendirir; kendi kararınızla antibiyotiğe başlamak doğru değildir.
Çocuğumun süt dişi darbeyle yerinden çıktı, yerine takabilir miyim?
Hayır. Süt dişleri yuvasına geri yerleştirilmez; altında gelişmekte olan kalıcı diş tomurcuğuna zarar verme riski vardır. Bu durumda kanamayı temiz bir gazlı bezle kontrol altına alıp çocuğu sakinleştirmek ve hekime başvurmak gerekir. Hekiminiz komşu dişleri, diş etini ve gelişmekte olan kalıcı dişi değerlendirir.
Hamileyim, acil bir diş sorununda tedavi olabilir miyim?
Ağrı ve iltihap gebelikte de tedavisiz bırakılmaz. Hekiminiz gebelik haftanızı, kullandığınız ilaçları ve takibinizi yapan doktorunuzun görüşünü dikkate alarak yapılacakları planlar; röntgen gerekli görülürse koruyucu önlemlerle uygulanır. Randevuya gelirken gebeliğinizi mutlaka belirtin.
Acil bir durumda randevusuz gelebilir miyim?
Mümkünse önce telefonla veya WhatsApp üzerinden ulaşmanız daha iyidir; böylece durumun aciliyeti değerlendirilir ve siz yoldayken hazırlık yapılması hedeflenir. Nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, hızla büyüyen şişlik ya da kontrol edilemeyen kanama gibi bulgularda ise kliniği beklemeden en yakın hastane acil servisine başvurulmalıdır.
WhatsApp'tan yazın WhatsApp ile yazın