Tedavi
Periodontoloji (Diş Eti)
Periodontoloji; dişleri yerinde tutan diş eti, kök yüzeyi, periodontal bağ ve çene kemiğinin sağlığıyla ilgilenen alandır. Fırçalarken gelen basit bir kanamadan ileri düzey kemik kaybına kadar geniş bir aralıkta değerlendirme ve tedavi yapılır. Bu sayfada muayenenin nasıl ilerlediğini, diş taşı temizliğinden flep cerrahisine kadar uygulanan tedavileri ve evde bakımın neden belirleyici olduğunu bulacaksınız.
Periodontoloji nedir?
Ağızda gördüğünüz diş etinin altında, dişi çene kemiğine bağlayan bir destek sistemi vardır: diş eti, kök yüzeyini saran sement tabakası, dişi kemiğe bağlayan periodontal bağ ve dişin içinde durduğu alveol kemiği. Periodontoloji bu dört dokunun sağlığıyla ilgilenir. Çürüğü olmayan bir dişin bile kaybedilebilmesinin nedeni budur; sorun dişin kendisinde değil, onu taşıyan zeminde başlar. Bizim Diş Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinde periodontoloji; implant ve cerrahi, ortodonti, protez ve estetik diş hekimliği gibi alanlarla aynı çatı altında yürütülür. Bunun pratik bir karşılığı vardır: diş eti sağlığı, protez ve implant başta olmak üzere pek çok tedavinin ön koşuludur. Zemin sağlam değilken üzerine yapılan işin kalıcı olması beklenmez.
Diş eti iltihabı mı, periodontitis mi?
Diş eti hastalıkları tek bir tablo değildir; kabaca iki aşamada ilerler. Gingivitis, iltihabın yalnızca diş etiyle sınırlı kaldığı evredir. Diş eti kırmızılaşır, hafifçe şişer, fırçalarken veya diş ipi kullanırken kanar. Ağrı çoğu zaman olmaz; bu yüzden fark edilmeden aylarca sürebilir. Bu evrenin belirleyici özelliği geri dönüşlü olmasıdır: plak ve diş taşı uzaklaştırılıp evdeki temizlik düzene girdiğinde diş eti sağlığına kavuşabilir. Henüz kaybedilmiş bir destek dokusu yoktur, yani zaman içinde tabloyu geri çevirmek mümkündür.
İltihap diş etinin altına ilerlediğinde tablo periodontitise dönüşür. Diş eti ile kök arasındaki normalde birkaç milimetrelik aralık derinleşerek cep hâline gelir; dişi tutan bağ dokusu ve çene kemiği geri çekilir. Bu aşamada diş eti çekilmesi, geçmeyen ağız kokusu, dişler arasında açılmalar, kök hassasiyeti ve ileri dönemde dişlerde sallanma görülebilir. Kritik fark şudur: kaybedilen kemik kendiliğinden geri gelmez. Tedavide iltihabı durdurmak, cepleri temizlenebilir hâle getirmek ve mevcut desteği korumak amaçlanır. Erken değerlendirmenin belirleyici olmasının nedeni de budur; ne kadar erken bakılırsa korunacak doku o kadar fazladır.
Hangi belirtiler önemli?
Diş eti hastalıklarının çoğu ağrısız ilerler; ilk sinyal genellikle kanamadır. "Kanıyorsa demek ki sert fırçalıyorum" düşüncesi yaygın bir yanılgıdır; sağlıklı bir diş eti normal fırçalamayla kanamaz. Aşağıdaki belirtilerden biri sizde varsa, bunun nedenini ve hangi evrede olduğunuzu ancak klinik muayene ve röntgen ortaya koyabilir. Belirtilere bakıp kendi kendinize evre tahmini yapmak yerine hekiminize değerlendirtmeniz gerekir; benzer görünen tablolar farklı tedaviler gerektirebilir.
- Fırçalarken, diş ipi kullanırken ya da kendiliğinden gelen diş eti kanaması
- Kırmızı, parlak, şiş veya dokunmakla hassas diş etleri
- Geçmeyen ağız kokusu, ağızda kötü tat
- Diş etlerinin çekilmesi, dişlerin uzamış gibi görünmesi
- Dişler arasında yeni açılan boşluklar, diş diziliminde kayma
- Dişlerde sallanma, ısırırken his değişikliği, diş eti kenarından irin gelmesi
Muayenede neler yapılır?
Periodontal muayene gözle bakmakla sınırlı değildir. Hekiminiz, periodontal sond denen ince, ucu yuvarlak ve milimetrik işaretli bir aletle her dişin çevresinde birden çok noktadan ölçüm yapar; cep derinliği, kanama olup olmadığı ve varsa çekilme miktarı kaydedilir. Kemik seviyesini görmek için genellikle panoramik film, gerektiğinde küçük bölgesel röntgenler istenir. Dişlerdeki sallanma, ısırma ilişkisi, dolgu ve protez kenarları, ağız hijyeni düzeyi, sigara kullanımı ve sistemik hastalık öyküsü de kayda geçer. Ortaya çıkan tablo bir tür periodontal haritadır; hem tedavi planı hem de sonraki kontrollerde karşılaştırma yapılacak referans budur. Bu kayıt olmadan iyileşmenin ölçülmesi de mümkün olmaz.
Diş taşı temizliği nasıl yapılır?
Diş taşı, ağızda sürekli oluşan bakteri plağının tükürükteki minerallerle sertleşmiş hâlidir. Bir kez sertleştikten sonra fırça, diş ipi veya gargarayla çıkmaz; yalnızca klinikte uzaklaştırılabilir. İşlem genellikle ultrasonik cihazın titreşimiyle birikimin kırılması, el aletleriyle yüzeyin temizlenmesi ve parlatma aşamalarından oluşur. Diş eti üstündeki birikimlerle sınırlı bir temizlik çoğunlukla tek seansta tamamlanır; birikim yaygınsa hekiminiz seansları bölebilir. Genel yaklaşım altı ayda bir kontrol muayenesidir, ancak sizin için uygun sıklığı diş taşı oluşum hızınıza ve risk etkenlerinize bakarak hekiminiz belirler.
Bu işlemle ilgili iki soru sık sorulur: mineyi aşındırır mı, dişleri sallar mı? Ultrasonik temizlikte hedeflenen, sert birikimin diş yüzeyinden ayrılmasıdır; mine tabakasının kaldırılması amaçlanmaz. Temizlikten sonra dişler arasında boşluk fark edilmesinin nedeni de işlemin kendisi değildir: o boşluklar iltihap nedeniyle zaten oluşmuştur, üzerlerini örten birikim kalkınca görünür hâle gelir. İşlemden sonra birkaç gün süren sıcak-soğuk hassasiyeti ve diş etlerinde geçici duyarlılık olağandır. Uzun süre birikim kalmış ağızlarda ilk günlerde hafif kanama görülebilir; bu, diş etinin toparlanma sürecinin bir parçasıdır.
Diş eti kürtajı ve flep ne zaman gerekir?
Cep derinleştiğinde yüzey temizliği yetmez; iltihaplı doku ve birikim, diş etinin altındaki kök yüzeyine yerleşmiştir. Bu durumda halk arasında "diş eti kürtajı" olarak bilinen kök yüzeyi temizliği ve düzleştirmesi uygulanır. Lokal anestezi altında yapılır; ağız genellikle bölgelere ayrılarak sıklıkla 2-4 seansta tamamlanır. Amaç, kök yüzeyini bakteri birikiminden arındırmak, diş etinin köke yeniden yatışmasına ve cebin sığlaşmasına zemin hazırlamaktır. Bu aşama cerrahi olmayan tedavidir ve periodontal tedavinin temelini oluşturur; çoğu hastada bundan sonrasına gerek kalmadan tablo kontrol altına alınabilir.
Genellikle birkaç hafta sonra yapılan yeniden değerlendirmede bazı bölgelerde cepler derin kalmışsa cerrahi aşama gündeme gelebilir. Flep operasyonunda diş eti lokal anestezi altında bir kapak gibi kaldırılır; kök yüzeyleri ve kemik çevresi doğrudan görülerek temizlenir, ardından diş eti yeniden dikilerek kapatılır. Kemik kaybının şekli uygunsa aynı seansta greft ya da membran gibi rejeneratif malzemelerin kullanılması planlanabilir. Dikişler çoğunlukla bir hafta civarında alınır. Hangi dişte hangi yöntemin uygun olduğuna, ölçümler ve röntgen birlikte değerlendirilerek hekiminiz karar verir.
Diş eti çekilmesi neden olur?
Diş eti çekilmesi tek bir nedene bağlanamaz. Sert kıllı fırçayla bastırarak ve yatay hareketle fırçalama, periodontitise bağlı doku kaybı, dişin çene kemiği içinde dışa doğru konumlanmış olması, ince ve hassas diş eti yapısı, diş sıkma ve gıcırdatma, uygunsuz dolgu ve protez kenarları, ortodontik hareket sırasında zorlanan bölgeler ve sigara sık karşılaşılan etkenlerdir. Çoğu hastada bunlardan birkaçı bir aradadır. Çekilme ilerledikçe kök yüzeyi açığa çıkar; bu yüzey mineyle kaplı olmadığı için sıcak-soğuğa ve fırçaya daha duyarlıdır, çürümeye de daha açıktır.
İlk adım her zaman nedeni ortadan kaldırmaktır: fırçalama tekniğinin düzeltilmesi, fırça sertliğinin değiştirilmesi, varsa iltihabın tedavisi, gerekiyorsa gece plağı planlanması. Hassasiyet için duyarlılık giderici ajanlar ya da açığa çıkan kök yüzeyinin dolguyla kapatılması düşünülebilir. Estetik beklenti veya ilerleyen çekilme söz konusu olduğunda, damaktan alınan bağ dokusu grefti gibi diş eti örtme cerrahileri değerlendirilir. Net olmak gerekir: çekilmiş bir diş eti kendiliğinden eski yerine dönmez. Hangi bölgenin cerrahiye uygun olduğu, çekilmenin tipine ve komşu dokuların durumuna göre belirlenir.
Diyabet, gebelik ve genel sağlık
Diş eti hastalığı ağızla sınırlı bir sorun olarak görülmez. Bilinen örneklerden biri diyabettir ve ilişki çift yönlüdür: kan şekeri kontrolü zayıfken iltihap daha hızlı ilerleyebilir, iltihaplı bir ağız da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Bu nedenle diyabet takibindeki hastalarda periodontal muayenenin düzenli aralıklarla yapılması önerilir. Sigara ise başlıca risk etkenlerinden biridir ve tabloyu gizleyebilir; damarları büzdüğü için kanamayı azaltır, hastalık sessizce ilerlerken "diş etim iyi" izlenimi yaratabilir. Sigara içen bir hastada kanamanın az olması, diş etinin sağlıklı olduğu anlamına gelmez.
Gebelikte hormonal değişiklikler diş etinin plağa verdiği iltihabi yanıtı artırır; aynı miktardaki birikim daha belirgin kanama ve şişliğe yol açabilir, bazen "gebelik tümörü" denen iyi huylu diş eti büyümeleri görülebilir. Gebelikte diş eti bakımı ertelenmemeli, planlama hekiminiz ile takibinizi yapan doktor arasında yürütülmelidir. Ayrıca bazı tansiyon, epilepsi ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlar diş eti büyümesine yol açabilir; kan sulandırıcı kullanımı ve kalp kapak öyküsü de işlem planını değiştirir. Bu nedenle kullandığınız tüm ilaçları, dozlarıyla birlikte muayenede paylaşın.
Evde bakım ve kontroller
Periodontal tedavinin klinikte yapılan kısmı işin yarısıdır. Ceplerin sığlaşması ve iltihabın geri dönmemesi, günlük plak kontrolünün sürekliliğine bağlıdır; bu yönüyle periodontal tedavi biten bir iş değil, sürdürülen bir düzendir. Kontrol seansları genellikle tedaviden birkaç hafta sonra başlar, ardından kişiye göre belirlenen aralıklarla devam eder. Periodontitis öyküsü olanlarda destekleyici periodontal tedavi çoğunlukla üç-dört ayda bir, diğer durumlarda altı ayda bir kontrol yaygın yaklaşımdır. Sizin için doğru aralığı birikim hızınız ve risk etkenleriniz belirler.
- Günde iki kez, ikişer dakika; yumuşak kıllı fırçayı diş eti kenarına 45 derece açıyla yerleştirin
- Fırça diş aralarına giremez: diş ipini ya da ölçüsü hekiminizce belirlenen ara yüz fırçasını günde bir kez kullanın
- Kanayan bölgeyi fırçalamaktan kaçınmayın; kanamanın başlıca nedeni o bölgenin eksik temizlenmesidir
- Gargara fırçanın yerini tutmaz; klorheksidinli ürünler leke yapabildiği için yalnızca hekiminizin belirttiği süreyle kullanılır
- Protez, köprü ve implant çevresi ayrı temizlik gerektirir: köprü altına giren özel diş ipi ve tek demetli fırça gibi
- Sigarayı azaltmak ya da bırakmak, diş eti tedavisinin gidişatını doğrudan etkileyen etkenlerdendir
Sık sorulan sorular
Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi, dişlerimi sallar mı?
Diş eti tedavisi ağrılı mıdır?
Tedavi kaç seans sürer?
Çekilen diş eti kendiliğinden geri gelir mi?
Gebeyim, diş eti tedavisi olabilir miyim?
Sallanan diş mutlaka çekilir mi?
Hatırlatmalar
- Randevunuza kullandığınız ilaçların listesiyle gelin (kan sulandırıcı, tansiyon, epilepsi, bağışıklık baskılayıcı ilaçlar) ve varsa güncel kan şekeri/HbA1c sonucunuzu yanınızda getirin.
- Muayeneden önce diş etlerinizi "düzeltmek" için ekstra sert fırçalamayın; hekiminizin gerçek tabloyu görmesi doğru plan için önemlidir.
- İşlem sonrası ilk saatlerde çok sıcak, sert ve baharatlı gıdalardan uzak durun; sigara iyileşmeyi olumsuz etkilediği için hekiminizin belirttiği süre boyunca kaçınmanız istenir.
- Ara yüz fırçanızın numarasını kendiniz seçmeyin; aralık genişliğinize uygun ölçüyü klinikte hekiminize sorun ve kullanımını bir kez size göstermelerini isteyin.
- Kanama birkaç gün içinde artarak sürüyor, şişlik veya ateş ekleniyorsa randevunuzu beklemeden 0216 329 29 29'u arayın (WhatsApp: 0555 680 29 29).
Diğer tedaviler